çin halk cumhuriyeti
TARİHÇESİ
Binlerce yıl süren hanedanlar ardından, 20. yüzyılın başında cumhuriyet yönetimine geçen Çin'de 1949'da Komünist Parti ve Mao Zedong öncülüğünde Çin Halk Cumhuriyeti ilan edildi. Bu tarihe kadar ülkeyi yöneten Çan Kay-Şek'in yönetimden isimlerle Tayvan'a kaçması, günümüzde hala süren Tayvan sorununun da başlangıcı oldu
MAO DÖNEMİ
Çin Halk Cumhuriyeti Çan Kay Şek liderliğindeki Kuomintang'ın yenilmesiyle, Mao Zedong tarafından 1 Ekim1949'da kuruldu. Mao her yönden sosyalist bir devlet kurmak için çalışmaya başladı. Stalin'in ölümüyle ülkede bir süre daha özgürlükçü bir atmosfer hakim oldu. Ama zamanla Mao eleştirilere kapalı ve yoldaşlarına güvenmez bir çizgi çizmeye başladı. 1958 yılında başlattığı modernleşme hareketi ve endüstri ile ziraati birleştirmeyi öngören düzenlemeleri büyük başarısızlığa uğrayan Mao politik açıdan zor durumda kaldı. Bu başarısızlığı 1960'larda partinin Maoistler ve pragmatistler olarak ikiye ayrılmasına neden oldu. Mao bir süre arka plana çekilse de halk arasında bir kült olmaya devam etti. Fakat ülkenin kurucusu devrimi tamamlamak istiyordu ve hala özellikle ordu tarafından destekleniyordu. Bu nedenle "kültürel devrim" adıyla yeni bir dizi çalışmayla politik hayata aktif olarak geri döndü. Zamanla çevresindeki hemen herkesle arası açılsa da, 1976 yılında ölene kadar kültürel devrimine devam etti
KÜLTÜREL DEVRİM
Mao kültürel devrim üzerine düşüncelerini "Küçük Kırmızı Kitap" başlığıyla yayınladı. Bu kitap, ordunun da desteğiyle, kısa sürede milyonlarca kopya olarak çoğaltılarak halka dağıtıldı. Ona göre "kapitalist yol"u seçen herkese karşı bir çeşit savaş açan Mao, edebiyat ve sanat alanında da yoğunlukla propaganda içerikli sosyalist gerçekçilik akımını savundu
MAO DAN SONRA
Zhou En Lai başbakan oldu. Zhou, 8 Ocak1976 tarihinde 78 yaşında öldüğünde, Çin Komünist Partisi içinde "ılımlılar" ve "radikaller" olmak üzere iki kutup oluştu. Radikalleri; 82 yaşındaki Mao Tse-Tung'un eşi Chian Chin yönetiyordu. Chou ölünce, Başbakanlığa Deng Şaoping'in gelmesi beklenirken, Hua Kuo-feng Başbakan oldu. Mao, 9 Eylül1976'da 72 yaşında ölünce, eşi Chiang yönetiminde etkinliğini devam ettirmek istedi. Ancak, Başbakan Hua, hem parti başkanlığını ve hemde Askeri Komite Başkanlığını ele geçirdi. Bunun sonucu olarak Mao'nun eşi ve üç taraftarı tutuklandı. Bu, radikallerin mücadeleyi kaybetmesi demekti.
Çin Milli Kongresi, Şubat 1978'de, 1985 yılına kadar gerçekleştirilecek "Dört Modernizasyon Programı"nı kabul etti. Bu program ile; tarım, endüstri, bilim, teknoloji ve savunma alanlarının, 1985'e kadar çağdaş şartlara kavuşturulması öngörülmekteydi. Fakat, programın maliyeti 600 milyar doları bulmaktaydı. Bu maliyet Çin'i yabancı sermaye teminine yöneltti. Komünist Partinin Mart 1978'de Deng Şaoping'i Başbakan yardımcılığına seçmesi sonucu Çin, önce Japonya yanaştı ve iki devlet arasında Şubat 1978'de 60 milyar dolarlık bir ticaret antlaşması imzalandı. Bu antlaşma, Çin ve Japonya arasında 1937'den beri devam eden savaş halini de sona erdirmiş oldu.
Ağustos1978'de Çin ile Japonya arasında " Barış ve Dostluk" antlaşması imzalandı ve Ekim 1978'de de Deng Şaoping Japonya'yı ziyaret etti. Böylece, Mao'nun ölümünden iki yıl sonra Çin, batıya açılmaya başladı. 1978 yılından itibaren de Amerika ile yakınlaşmaya başlayan Çin, bu ülkeden silah satın alımını başlattı. Bir başka deyişle halk tarafından hoş görülmeyen bu ticaret kızgınlık yarattı ancak bir devrime yol açmadı.
YÖNETİM
20 Eylül1954 tarihli bir anayasa ile komünizm idaresi kurulmuştur. İktidara ülkenin tek siyasi partisi olan Komünist Parti hakimdir. Ülkede yaşama ve yönetim 1227 üyeli senede bir defa toplanan Milli Halk Kongresinin elindedir. Seçmen yaşı 18'dir. Senede bir gün toplanan "Milli Halk Kongresi"nin yürütme meclisi olan Daimi Komisyon veya Devlet Meclisi, Kongre üyeleri tarafından kendi aralarından seçilen bir başkan, 13 temsilci, bir genel sekreter ve 65 milletvekilinden teşekkül eder.
Yürütme yetkisi başbakan, 12 temsilci, 32 bakan veya bakan seviyesindeki komisyon başkanları ve genel sekreterden teşekkül eden hükûmete aittir. Yürütmenin bir kolu olan devlet başkanı kongre tarafından dört yıl için seçilir. İdari bakımdan 28 eyalete ayrılmış olup, bunların 5'ini muhtar eyalet, 21'ini eyalet ve 2'sini de birer şehir olan iller teşkil eder.
LİDERLER
Ülkenin devlet başkanı Hu Jintao'dur. Hu, Mart2003'te Ulusal Halk Kongresi tarafından seçilene dek pek tanınmıyordu. 1964'ten bu yana Komünist Parti'nin sadık bir üyesi olan Hu, parti kariyerine 1970'lerin sonunda başladı. 1980'lerde Guizhou ve Tibet'te parti başkanlığı yapan Hu, bu dönemlerde bağımsızlık yanlısı gösterilerin bastırılmasında rol oynadı. Hu 1992'de, Komünist Parti'nin karar organı olan Politbüro Daimi Komisyonu'nun en genç üyesi oldu.
Bu atama Hu'nun başkanlık için en önemli taliplerden biri haline gelmesi biçiminde yorumlandı. Bu beklentiler Hu'nun 2002 yılında düzenlenen Komünist Parti kongresinde parti lideri olarak Jiang Zemin'in yerini almasıyla gerçekleşti. Ancak Jiang'ın siyasi nüfuzunu büyük oranda sürdürdüğü belirtiliyor. Eski Devlet Başkanı Jiang, son derece etkili olan Merkezi Askeri Komisyon'un başkanlığını sürdürüyor. Politbüro Daimi Komisyonu üyelerinin büyük bölümü de Jiang'a yakınlığıyla tanınan isimler. 1942 doğumlu Hu Jintao, Pekin Üniversitesi'nde hidroelektrik mühendisliği eğitimi aldı ve bir süre su kaynakları ve enerjiden sorumlu bakanlıkta çalıştı.
- Devlet Başkanı Yardımcısı: Zeng Qinghong
- Başbakan: Wen Jiabao
- Dışişleri Bakanı: Li Zhaoxing
- Ulusal Halk Kongresi Başkanı: Wu Bangguo
EKONOMİ
Uzun yıllar kapalı bir ekonomi yapısı gösteren Çin, 1980'lerin başlarında, kollektif tarım uygulamasını durdurdu ve özel teşebbüse yeniden izin verdi. Şu anda Çin dünyanın en büyük ihracatçılarından ve rekor düzeylerde dış yatırım çekmektedir. Dünya Ticaret Örgütü'ne katılma hakkı kazanan Çin'in bu anlamda yakında yeni bir devrim yaşayacağı düşünülmektedir. Bu şekilde Çin dış pazarlara daha kolay erişim hakkı kazanacak, ancak dış rekabete de açık hale gelecektir. Bu durumun özel sektör yatırımlarını arttırması ve devlet hala iktidarda tekelini ve bireyler üzerindeki sıkı denetimini sürdürmektedir.
2001 yılının Aralık ayında, Çin Halk Cumhuriyeti'nin Dünya Ticaret Örgütü'yle 15 yıldır sürdürdüğü üyelik müzakereleri tamamlanmış ve hükümet, başta ticaret rejimi olmak üzere ekonomide çeşitli yapısal değişikliklere gideceği ve uluslararası ticaret kurallarına uyumlu hareket edeceğinin sözünü vermiştir. Hemen ertesinde yıllardır sinyalleri verilen yüksek büyüme hızı gelmiş, ticaret hacimlerinde rekorlar kırılmış, uluslararası doğrudan yatırımların en cazip çekim merkezi ÇHC olmuştur. Satın alma paritesine göre hesaplandığında dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olan ÇHC'nin normal şartlar altında 20 sene içerisinde bu sıralamada birinci sıraya yükselmesi öngörülmektedir
DIŞ TİCARET
Ülkenin başlıca ihracat yaptığı ülkeler: ABD (%21.1), Hong Kong (%17.4), Japonya (%13.6), Güney Kore (% 4.6), Almanya (% 4), Hollanda (%2.7), Singapur (%2.2), Türkiye (%2.1) şeklinde sıralanmaktadır. Aynı doğrultuda, ülke belli bir miktar da ithalat yapmaktadır. Ülke, Japonya (%18), Tayvan (%11.9), Güney Kore (%10.4), ABD (%8.2), Almanya (%5.9), Hong Kong (%3.9), Rusya Federasyonu (%3.3), Malezya (%2.5) gibi ülkelerden mal satın almaktadır.
Ülke dışarıya rafine edilmiş petrol ürünleri, yağlama maddeleri, kimyasal ürünler, alkollü içecekler, alkolsüz içecekler, bitkisel yağlar, hayvansal yağlar, elektriklimakineler, ulaşım ekipmanları, büro malzemeleri, canlı hayvanlar, su ürünleri, pirinç, çay, konserve meyve-sebze, ham ipek, kömür, pamuk ipliği, hazır giyim eşyası, ayakkabı, spor eşyası, hafif sanayi mamulleri, demir-çelik ürünleri, oyuncaklar, elektronik eşya, telekomünikasyon ekipmanları gibi ürünler satmaktadır. Aynı doğrultuda, ülke dışarıdan muhtelif gıda ürünleri, elektrikli makineler,motorlu taşıtlar, ham petrol, yağlama maddeleri, bitkisel yağlar, hayvansal yağlar, doğal kauçuk, kereste, kağıt hamuru, pamuk, demir cevheri, gübre, plastik ürünler, çelik mamulleri, elektronik devreler ve kimyasallar satın almaktadır.
DİN
Çin halkının dini, Antik çağlardan bu yana çoğulculuk olarak tanımlanır. Çin toprakları Taocu, Budist ve Çin folklorik dinlerine ait tapınaklarla doludur. Mahayana Budizmi, 1. yy'dan beri Çin'deki en büyük organize din olarak yaşamayı başarmıştır.
Çin halkının çoğu Budisttir. Net bir rakam olmamakla beraber Budistlerin oranının %50 (660 milyon) ila %80 (1 milyar) olduğu düşünülmektedir. Nufusun %30'u (400 milyon) Taocudur. Bununla birlikte halkın bir kısmı kendini hem Taocu hem de Budist kabul ettiği için net bir yüzde verilememektedir.
Azınlık dinleri Hristiyanlık (%3-4 / 40-54 milyon), İslam (%1.5 / 20 milyon), Hinduizm, Dongbaizm, Bon ve bazı diğer küçük tarikat ve gruplardır.
2005'te yapılan bir araştırmaya göre nüfusun %14'ü (180 milyon) kendisini dinsiz olarak tanımlamaktadır.
SANATI